Davutoğlu’ndan Erdoğan’a: Sorumlusu kim giden canların?

Davuto%C4%9Flu%E2%80%99ndan+Erdo%C4%9Fan%E2%80%99a:+Sorumlusu+kim+giden+canlar%C4%B1n?
ABONE OL

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Rize'de yaptığı konuşmaya tepki gösterdi. Davutoğlu, “Ülkenin başındaki Erdoğan ‘başarısız bir operasyon’ oldu diyor, Tamam peki, bu başarısızlığın sorumlusu kim? Kim sorumlusu bu giden canların? İçinizde bir tane ciddi, sorumlu ve ahlaklı birisi çıkıp bu sorumluluğu almayacak mı?” diye sordu.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, partisinin haftalık basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Davutoğlu'nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“COŞKULU VE KAHKAHALI BİR KONGRE”

* Birkaç gün içerisinde PKK terör örgütünün elinde 16 canımızı kaybettik. Bu ağır acının yasını tutmak üzere Gelecek Partisi olarak Pazar gününden itibaren üç gün boyunca, kamuya açık, her türlü siyasi faaliyetimizi durdurduk.

* 16 evde ağıtlar yükselirken Cumhurbaşkanı Erdoğan bir taraftan coşkulu ve kahkahalı bir kongre gerçekleştirdi, diğer taraftan acıları umursamaz bir şekilde istismar etmeye kalktı.

* Terörle mücadeleyi sürdüren ve tüm sorumluluğa sahip olması beklenen iktidarı unutup, muhalefet partilerine iftira, hakaret ve tehdit havada uçuştu…

Bu da yetmiyormuş gibi, ne devlet ahlakına ne iktidar sorumluluğuna ne de ülkesinin birlik ve beraberliğini düşünen birisine yakışacak en provokatif, en sansasyonel ve en sorumsuz sloganları atıp durdular.

“EVLATLARINI KAYBEDEN AİLELER İLE EMPATİ YAPIN”

“Buradan operasyonun başarısız olduğunu itiraf etmek zorunda kalan Sayın Erdoğan'a sesleniyorum. Bir kez olsun evlatlarını kaybeden aileler ile empati yapın. Bir kez olsun samimi bir şekilde muhasebe yapın, ‘nerede hata yaptık?' diye kendinize sorun ve hem kendinize hem çevrenize çeki düzen verin.

* Evet, bu operasyon planlama, uygulama ve kamu iletişimi açısından tam bir başarısızlıktır. Operasyon sonrası sergilenen tavır ise sorumsuzluk ve duyarsızlıktır. Planlama hatası vardır; çünkü dünyanın hiçbir yerinde kurtarma operasyonu ile kapsamlı terör operasyonu aynı anda icra edilemez.

* Kapsamlı terör operasyonunda ise esas olan terör örgütüne mümkün olan en büyük zararı vermektir; bunun için de en yıpratıcı, caydırıcı ve kapsamlı araçlar kullanılır.

* Şimdi sormak vaktidir: Siz noktasal bir kurtarma operasyonu mu yapmak istediniz; yoksa insanlarımızın hayatını riske ederek kapsamlı bir terör operasyonu mu yapmak istediniz? “

“MÜJDE YERİNE BÜYÜK BİR ACI VE KEDER OLMUŞTUR”

* Öte yandan Cumhurbaşkanı, operasyonlar sürerken, akıl almaz bir şekilde müjde vereceği açıklaması ile harekatın hedefinin insanlarımızı kurtarmak olduğu imasında bulunarak, bütün operasyonu ifşa etme gafletinde bulunmuştur.

* Sonuç müjde yerine büyük bir acı ve keder olmuştur. Bu nasıl umursamaz bir tavırdır. Ülkenin başındaki Erdoğan ‘başarısız bir operasyon' oldu diyor, Tamam peki, bu başarısızlığın sorumlusu kim?

* Milli Savunma Bakanı çelişkili ifadeleri tekrarlayıp duruyor. İçişleri bakanı zaten kaptırmış kendisini sürekli slogan atarsam kimse beceriksizliklerimi fark etmez diye düşünüyor.

* Kim sorumlusu bu giden canların? İçinizde bir tane ciddi, sorumlu ve ahlaklı birisi çıkıp bu sorumluluğu almayacak mı? Bu, başarısız bir operasyondur. Bu, sorumsuz bir operasyondur. Bu başarısız ve sorumsuz operasyonun sorumlusu da sizsiniz.

“CAMBAZ YENİDEN İPE ÇIKMIŞ”

“Hazine açık veriyorsa, herkesi susturacak projeler uydururlar. Bu projeler görünürde karşı çıkılacak projeler değildir. İşte bu ülkede kim aya gitmemize, bizim de güçlü bir uzay programına sahip olmamıza karşı çıkabilir. Elbette olmasını her birimiz isteriz. Ama vatandaşın markete, bakkala, pazara gitmekten korktuğu bir ülkede birileri aya gidiyoruz diyorsa yine cambaz ipe çıkmış demektir, vatandaş ekmek bulamıyoruz derken birileri aya gidiyoruz diyorsa cambaz yeniden ipe çıkmış demektir.”

YENİ ANAYASA

“Şimdi de yeni anayasadan bahsetmeye başladılar. Acaba hangi ihtiyaca binaen? Bunların bahsettikleri anayasa bizim önerdiğimiz Güçlendirilmiş Parlementer Sistem'e nazire yapar gibi Tam Güçlendirilmiş Başkanlık Sistemi'nden başka bir şey değil. Küçük ortağıyla birlikte bunların derdi, halihazırda zaten bypass ettikleri hukuk düzenini ve gayrı hukuki uygulamalarını anayasal koruma altına almaya çalışmaktır. E çıkıp da ‘Anketler iyi görünmüyor. Biz iktidarı kaybetmeme adına düzenlemeler yapmak istiyoruz' diyecek halleri de yok. Nasıl diyecekler ki ‘siyasi partiler ve seçim yasasını kendi lehimize olmak kaydıyla değiştirmek istiyoruz' diye.”

ERDOĞAN NE DEMİŞTİ?

Erdoğan, AKP’nin Rize, Aksaray, Eskişehir ve Konya kongrelerindeki konuşmasında Gara'da 13 kişinin ölümüyle ilgili şunları söylemişti:

* Bu kardeşlerimiz, bir kısmı beş ay bir kısmı altı ay bu teröristlerin ellerinde esirdi. O günden bugüne bu kardeşlerimizi nasıl bu terörist alçakların ellerinden kurtaracağız hep bunun hesabını yaptık.

* Çok uğraştık. En son bu operasyonların yapıldığı gece, artık bu operasyonları yapmak suretiyle bu kardeşlerimizi kurtaralım istedik.

* Bölücü örgüt PKK’nın yıllar önce kaçırdığı, dedim ya bir kısmı beş yıl önce, bir kısmı altı yıl önce kaçırıldı, bunların içinde polis, asker var, öğretmen var. Ama gel gör ki bunu başaramadık.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, partisinin haftalık basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Davutoğlu'nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“ÜÇ GÜN YAS İLAN ETTİK, ERDOĞAN İSE COŞKULU VE KAHKAHALI BİR KONGRE GERÇEKLEŞTİRDİ”

“Birkaç gün içerisinde PKK terör örgütünün elinde 16 canımızı kaybettik. Bu ağır acının yasını tutmak üzere Gelecek Partisi olarak Pazar gününden itibaren üç gün boyunca, kamuya açık, her türlü siyasi faaliyetimizi durdurduk. 16 evde ağıtlar yükselirken Cumhurbaşkanı Erdoğan bir taraftan coşkulu ve kahkahalı bir kongre gerçekleştirdi, diğer taraftan acıları umursamaz bir şekilde istismar etmeye kalktı. Terörle mücadeleyi sürdüren ve tüm sorumluluğa sahip olması beklenen iktidarı unutup, muhalefet partilerine iftira, hakaret ve tehdit havada uçuştu… Bu da yetmiyormuş gibi, ne devlet ahlakına ne iktidar sorumluluğuna ne de ülkesinin birlik ve beraberliğini düşünen birisine yakışacak en provokatif, en sansasyonel ve en sorumsuz sloganları atıp durdular.”

“BİR KEZ OLSUN EVLATLARINI KAYBEDEN AİLELER İLE EMPATİ YAPIN”

“Buradan operasyonun başarısız olduğunu itiraf etmek zorunda kalan Sayın Erdoğan'a sesleniyorum. Bir kez olsun evlatlarını kaybeden aileler ile empati yapın. Bir kez olsun samimi bir şekilde muhasebe yapın, ‘nerede hata yaptık?' diye kendinize sorun ve hem kendinize hem çevrenize çeki düzen verin. Evet, bu operasyon planlama, uygulama ve kamu iletişimi açısından tam bir başarısızlıktır. Operasyon sonrası sergilenen tavır ise sorumsuzluk ve duyarsızlıktır. Planlama hatası vardır; çünkü dünyanın hiçbir yerinde kurtarma operasyonu ile kapsamlı terör operasyonu aynı anda icra edilemez. Kapsamlı terör operasyonunda ise esas olan terör örgütüne mümkün olan en büyük zararı vermektir; bunun için de en yıpratıcı, caydırıcı ve kapsamlı araçlar kullanılır. Şimdi sormak vaktidir: Siz noktasal bir kurtarma operasyonu mu yapmak istediniz; yoksa insanlarımızın hayatını riske ederek kapsamlı bir terör operasyonu mu yapmak istediniz? “

“MÜJDE YERİNE BÜYÜK BİR ACI VE KEDER OLMUŞTUR”

“Öte yandan Cumhurbaşkanı, operasyonlar sürerken, akıl almaz bir şekilde müjde vereceği açıklaması ile harekatın hedefinin insanlarımızı kurtarmak olduğu imasında bulunarak, bütün operasyonu ifşa etme gafletinde bulunmuştur. Sonuç müjde yerine büyük bir acı ve keder olmuştur. Bu nasıl umursamaz bir tavırdır. Ülkenin başındaki Erdoğan ‘başarısız bir operasyon' oldu diyor, Tamam peki, bu başarısızlığın sorumlusu kim? Milli Savunma Bakanı çelişkili ifadeleri tekrarlayıp duruyor. İçişleri bakanı zaten kaptırmış kendisini sürekli slogan atarsam kimse beceriksizliklerimi fark etmez diye düşünüyor. Kim sorumlusu bu giden canların? İçinizde bir tane ciddi, sorumlu ve ahlaklı birisi çıkıp bu sorumluluğu almayacak mı? Bu, başarısız bir operasyondur. Bu, sorumsuz bir operasyondur. Bu başarısız ve sorumsuz operasyonun sorumlusu da sizsiniz.”

“BİRİLERİ AYA GİDİYORUZ DİYORSA CAMBAZ YENİDEN İPE ÇIKMIŞ DEMEKTİR”

“Hazine açık veriyorsa, herkesi susturacak projeler uydururlar. Bu projeler görünürde karşı çıkılacak projeler değildir. İşte bu ülkede kim aya gitmemize, bizim de güçlü bir uzay programına sahip olmamıza karşı çıkabilir. Elbette olmasını her birimiz isteriz. Ama vatandaşın markete, bakkala, pazara gitmekten korktuğu bir ülkede birileri aya gidiyoruz diyorsa yine cambaz ipe çıkmış demektir, vatandaş ekmek bulamıyoruz derken birileri aya gidiyoruz diyorsa cambaz yeniden ipe çıkmış demektir.”

YENİ ANAYASA

“Şimdi de yeni anayasadan bahsetmeye başladılar. Acaba hangi ihtiyaca binaen? Bunların bahsettikleri anayasa bizim önerdiğimiz Güçlendirilmiş Parlementer Sistem'e nazire yapar gibi Tam Güçlendirilmiş Başkanlık Sistemi'nden başka bir şey değil. Küçük ortağıyla birlikte bunların derdi, halihazırda zaten bypass ettikleri hukuk düzenini ve gayrı hukuki uygulamalarını anayasal koruma altına almaya çalışmaktır. E çıkıp da ‘Anketler iyi görünmüyor. Biz iktidarı kaybetmeme adına düzenlemeler yapmak istiyoruz' diyecek halleri de yok. Nasıl diyecekler ki ‘siyasi partiler ve seçim yasasını kendi lehimize olmak kaydıyla değiştirmek istiyoruz' diye.”

ERDOĞAN NE DEMİŞTİ?

Erdoğan, AKP’nin Rize, Aksaray, Eskişehir ve Konya kongrelerindeki konuşmasında Gara'da 13 kişinin ölümüyle ilgili şunları söylemişti:

“Bu kardeşlerimiz, bir kısmı beş ay bir kısmı altı ay bu teröristlerin ellerinde esirdi. O günden bugüne bu kardeşlerimizi nasıl bu terörist alçakların ellerinden kurtaracağız hep bunun hesabını yaptık. Çok uğraştık. En son bu operasyonların yapıldığı gece, artık bu operasyonları yapmak suretiyle bu kardeşlerimizi kurtaralım istedik.

Bölücü örgüt PKK’nın yıllar önce kaçırdığı, dedim ya bir kısmı beş yıl önce, bir kısmı altı yıl önce kaçırıldı, bunların içinde polis, asker var, öğretmen var. Ama gel gör ki bunu başaramadık.”

>