Bahçeli’den Kılıçdaroğlu’na kavga yanıtı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısı ile ilgili, 'Helalleşmeyi kavgalaşmaya çevirmenin anlamı yok. Şu an Türkiye'de helalleşme ile başlayan, kavgalaşmayla yola devam etmek istiyor. Ve Kemal Kılıçdaroğlu böyle bir kavgada kaybeder. Çünkü kavga tecrübesi yok. Ama bizde 53 yıllık kavga tecrübesi var' dedi. Bahçeli, seçimlerin zamanında yapılacağını söyledi ve 'Seçim takvimini cebimde taşıyorum' ifadelerini kulandı.

Bah%C3%A7eli%E2%80%99den+K%C4%B1l%C4%B1%C3%A7daro%C4%9Flu%E2%80%99na+kavga+yan%C4%B1t%C4%B1
ABONE OL

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ankara’da gazetecilerle buluştuğu iftar programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Bahçeli özetle şunları söyledi:

KAVGADA KAYBEDER

Kılıçdaroğlu meclis konuşması sırasında çok sert üsluplar kullanmış durumdadır. Tavsiyem, Türkiye gergindir, Türkiye şiddete karşı muhataptır. Ekonomik yönden önemli sıkıntıları vardır. Böyle bir ortam içinde Türkiye’nin istikrara ve yumuşak bir iklime ihtiyacı var. Böyle bir ortamı germeye de kimsenin hakkı olmasa lazımdır. Sert konuşmak mümkündür ama o sertliğin içerisinde tahrik edici şiddeti körükleyici hakaret içerikli ifadelerden kaçınmak lazımdır. Şimdi helalleşmeyi kavgalaşmaya çevirmenin anlamı yok. Şu an Türkiye’de helalleşme ile başlayan kavgalaşmayla yola devam etmek istiyor. Yola devam ederken de kim varsa çıksın önümden çekilsin, çekilmezse şöyle böyle olsun diyor. O zaman dinleyen bu tür cümlelerde adres ararlar ‘acaba kime, niye söylendi’. Bu adresi içerde mi arar bulurlar yoksa dışarıda mı bulurlar? İçeride bulurlarsa çok farklı sonuçlar doğar parti açısından. Kavgalaşmaya heveslenmesi doğru bir şey değildir, bayramlaşmayı ve toplumlar arasında barışmayı tercih etmeli, çıkış yolu bu. Kavga geçmişte yapılmıştır. Sosyal maliyeti çok olmuştur. Mağduriyetler, mahkûmiyetler, şehitler olmuştur. Kemal Kılıçdaroğlu böyle bir kavgada kaybeder. Çünkü kavga tecrübesi yok. Ama bizde 53 yıllık kavga tecrübesi var.

BİZİM ADAYIMIZ BELLİ

Benim gönlümde yatan Cumhur İttifakının adayı, AK Parti Genel Başkanıdır. Adayımız o iken filanlarda da şöyle olsun demek gönül kayması olur ki o da sağlıklı olmaz. Çok önemlidir gönül kayması, risklidir, zararlıdır. Biz gönlümüzü bir yere vermişiz. Siyaseten memleket meselelerinde de kesinleşmiş bir durumdur. Böyle bir durumda Allah selamet versin kim ne olacaksa olsun bizden öte olsun. Kavga ile adaylık olmaz.

6 DİYE BİR ŞEY KALMAZ

Ali Babacan çok zeki hareket ediyor. Yeni siyasi partilerle alakalı seçim kanununu dikkate alarak bugünden işaret veriyor. 6 kişi ile bir yere varılamayacaksa o zaman tek başına nasıl seçime girip sonuç alacağını şimdiden düşünüyor ve uyarıyor. Demek ki 5’ine de aynı uyarı gelirse ortada 6 diye bir şey kalmaz.

OSMAN KAVALA SOROS'ÇU

Kavala’ya bakışta farklılıklar var Türkiye’de. O bakışta yanlış bir bakış. Türkiye’de özellikle 2013 tarihinde 27 Mayıs’tan itibaren gezi olaylarının sosyal ve ekonomik maliyetinin ne olduğu ortada. Yani ağaç keseceğiz diye gidiyorsunuz kurşun atıyorsunuz. Bunun neresinde istibdat diye yazıyor. Osman Kavala Sorosçudur ve Türk milletini temsil edecek bir zekâda, kabiliyette, soyda değildir.

KÖRÜKLERSENİZ FELAKETE GİDER

İlk dönemlerde taksim meydanında olmayan yoktu ki. Ağacı kökünden sökmeye MHP’lilerde bir eğilim göremezsin. Ağaç dikmekle yetişirler. Baktılar ki ağaç yerine memleketi yıkıyorlar o zaman dediler ki dur. O günden itibaren ülkücü camia devlete zarar verebilecek bir eylemin içerisinde olmaz. 53 yıl kolay bir dönem değil, yaşananları da bildiğimiz için söylüyorum. Bu dönemi tekrar yaşatmak isteyenler Allah muhafaza yarıda kalmış hesaplaşmayı gündeme getirirlerse Türkiye felakete gider. Bunun altından CHP kalkamaz. (Tehlikeyi o kadar yakın mı görüyorsunuz) Evet, kavgayı körüklerseniz çok yakındır. Toplumu geriye götürmeye, toplumda geçmişteki yaşanan acıları tekrar yaşanabilecek korkusu salmaya kimsenin hakkı yoktur.

DEĞİŞMEZ İKTİDAR OLURDU

Hangi eve gitmişse o evin ahlakı doğruyu söylemesini gerektirir. Bunların hepsi söylediğim şeyleri körüklüyor, esas tehlike orada. Bir sürü kapak tencereyi birbirine çaldılar. Değişen bir şey yok. Herkesin evinde bir sürü tencere kap çıktı çeşit çeşit. Değişen bir şey yok. O kadar tencere kapak vuranlar, tencere kapağın sesini sandığa vermiş olsalardı sosyal demokrasi değişmez iktidar olurdu.

MECLİS GEREĞİNİ YAPIP ATACAK

HDP'li Paylan ya kendisi TBMM benim meclisim değildir diyecek veya Meclis gereğini yapıp bunu atacak. Nereye gitmek istiyorsa, Ermenilerin hangi diasporasında kim varsa orayla temasa geçmesi lazım. Kendisine tavsiyem Amerika’ya gitmesidir.

BİLİM KURULUNA YENİ GÖREV

Maske yasağının kalkması önemli bir başarı ve rahatlama. Önümüzdeki günlerde toplumda yaşanan çatışma ve gerilimlerin de hafifleyeceği kanaatindeyim. Bilim Kurulu tarihi bir görev yerine getirmiştir. Ama aynı bilim insanı Türkiye’de sosyo-psikoloji açısından da bir araya gelmeli. Türkiye’deki şiddeti, çatışmayı, cinayetleri buna benzer olaylara son verecek bir bilim kurulu görevini üstlenerek toplumda huzuru sağlayabilecek bir çabayı göstermeleri lazım. Bu da bilim insanlarına düşer. Çünkü sürekli tahrik ediyorlar. Bu toplumu rahatlatmak, müsbet düşünceye sevk etmek, çatışmadan uzaklaştırmak lazım. Pardon diyeceğiniz yerde artık toplum kusura bakma demesi lazım.

ELON MUSK'LAR TÜREMESİN

Dezenformasyon yasası için Feti Beyi bu konuda görevlendirmiştik. Mahir Ünal Bey ile Meclis’te bir çalışma grubu oluşturdular. Bayram sonrası Meclis’e geleceği söyleniyor. Bir an evvel gelmesinde de fayda var. Elon Musk’lar Türkiye’de türemesin. Türkiye'de şiddete, hakarete dayalı, barışı bozan, gerginlik yaratan neler oluyorsa yüzde 80'i sosyal medyada. Şimdi iftira kavramı yerine, batıdan gelen sosyal medya kavramı geldi. Felaketin ana sebebi o. Yasaklayalım desek özgürlüktü, demokrasiydi, hukuktu karşımıza çıkıyor. Yasaklamayalım desek; aile faciaları karşımıza çıkıyor. Bunun için sosyal medyayı dengeli hale getirmekte fayda var. (Hapis cezası gelecek mi?) Düşüncelerimde zerre kadar değişiklik yok. Şu günkü şartlar içinde 15 yaşındaki kızı katletmenin, 15. kattan aşağı atmanın cezasız kalacağı bir yer olamaz. Bunun cezası idamdır. İdam gelmelidir. Ama nasıl geleceğinin de sınırını çizin. Yani bölünmüş yol yapıyorsun da idamı yaparken bölünmüş idamı niye yapmıyorsun?

ÖZGÜR ÖZEL HUKUKUN H’SİNİ BİLMEZ

 Özgür Özel kendisi eczadır. İlaçları bilir aspirin ne işi yarar onu bilir ama hukukun h’ si yok. Ne ile cezalandıracak. BU birçok kişiyi tahrik ettiği gibi bir arada oluşu da kuvvetlendirir. Özgür Özel AK Parti’ye mi, Cumhur İttifakı’na mı, hizmet ediyor yoksa Kemal Kılıçdaroğlu’nun kuyusunu mu kazıyor. Buna ben değil CHP’liler cevap vermesi lazım. Hukukun olmadığı yerde cezanın 50 çeşidi var. O da felakettir.

EKONOMİ POLİTİKASI SABIR İŞİ

Cumhur İttifakı’nın içinde bulunuyoruz. Onun uygulanacağı ekonomik politikayı gönülden destekliyoruz. Ekonomi politikası sabır işidir. Bazı konularda dikkatli olmayı gerektirir. Bu bir de tercih meselesidir. Ekonomi politikalarında 5 önemli nokta vardır. Bu noktalardan birisi büyümedir. İkincisi tam istihdamdır. Üçüncüsü fiyat istikrarıdır. Dördüncüsü gelir dağılımı adaletidir. Beşincisi ise ödemeler dengesidir.

TV’lerde sabahtan akşama kadar süt kavgası. Bir de gıda ürünlerinin siyasete bulaşmamış hali kalmadı. Domates, patates, patlıcan, süt, et. Bunların hepsi gündeme geldi. Bu gibi konularda siyasi partilerin tercihlerini ortaya koyması lazım. MHP burada ekonomik büyüme, sosyal gelişme ve milli bütünleşmeyi hedef alan üretken bir ekonomi politikasını gündeme getirmeye çalışıyor.

85 MİLYONU KUCAKLAMALIYIZ

Türkiye’de Cumhur İttifakı Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne kalıcı istikrar sağlayıcı, ülke yönteminde etkin olacak bir konuma gelmek istiyorsa, 85 milyonu kucaklamak mecburiyetindedir. Bunların içinde kim varsa onlarla bütünleşmek isteriz. Ama gelmedi, yolumuza devam deriz. Seçim zamanında olacak, olması lazım. Koalisyonlar döneminde sabah yatıp akşam seçim deyip de Türkiye’yi bir sürü sıkıntıya koyarken Cumhur İttifakı’nın istikrar sağlayıcı kalıcı vasfını yine seçimleri öne alıp güçlendirilmiş parlamenter değil de karıştırılmış bir parlamenter sisteme benzetmenin bir manası yok. Onun için zamanı geldiğinde. Zamanı yakın onun da. Cebimde taşıyorum. Her günü değerlendiriyoruz. Seçimleri zamanında yapacaksan, 19 Nisan itibariyle değerlendirme yapmışız bu 425 gün demektir. 1 yıl 2 ay demektir. Bugün ayın 27’si olduğuna göre bir haftayı düştüğün vakit gittikçe azalıyor.

ÇAVUŞOĞLU'NUN BOZKURT İŞARETİ

 Onu eleştirenler var. Neden bir siyasi işareti niye bir dışişleri bakanı kullandı diye. Bunlar öncelikle yazmadan araştırmadan MHP’ye gelmelerinde yarar var. Su gözünden içilir. Arktan su içmenin hiçbir faydası yok. Bana gelmiş olsalardı, ben derdim ki şunu yaparsa heavy metalcidir, şunu yaparsa bozkurtlar olur. Niyeti sağlam.

MAHALLENİN UŞAKLARI

Mahalle kavramı çok önemli bir kavramdır. Ve sosyolojik bir vakadır. O sebepten dolayı memleketini seven, vatana sadık kalan kim varsa alayını davet ediyoruz bunlar mahallenin uşakları hangi mahalleden olursa olsun. Buradan bir partiye pay çıkarmak kolay olmaz. Mademki mahallenin çocuklarıydı niye gittiler, peki mahallenin çocukları davet edilirse niye gelsinler.

TERÖRÜN KÖKÜ KAZINMALI

Sonuca bakmak lazım. Terörizmin kökünü kazıyorlar, kazımaları gerekir. Tamamen işi bitirmek lazım. Bu milletin, terörün sosyal maliyetini ekonomik maliyetini taşıyacak hali kalmadı. Bunu bitirmek lazım.

DOKUNULMAZLIKLAR KALKLMALI

Dokunulmazlığın kaldırılmasından yanayız. Ama TBMM’ deki komisyon çok yönlü incelemeli. Genel Kurula mutlaka göndermeli. Bunlardan kimin dokunulmazlığının kaldırılmasının ön elemesi yapıldıktan sonra genel kurul karar vermeli. Bu sebepten dolayı hakkedenlere, birisi kalkmış gitmiş, niye kaçıyor, kaçmadan önce bunları alabilirsiniz. Terörle ilgili taviz olmaması lazım.