Türk Yahudi Jak Kamhi

T%C3%BCrk+Yahudi+Jak+Kamhi
ABONE OL

Geçen çarşamba yaşama veda eden iş insanı Jak Kamhi, sanayiciliğe 1950’li yıllarda gönül verdi. İki pres tezgahıyla neye ihtiyaç varsa üretmesini bildi. Elektrik direğinden, üst geçide metalin değdiği her ürüne, radyo parçalarından soğutucuya, televizyona uzanan pek çok alana imzasını attı.

1 / 17

Türkiye ekonomisine damgasını vuran en önemli iş insanlarından Jak Kamhi, son yıllarını geçirdiği ABD/New York’ta yaşamını yitirdi. 1950’lerden bu yana iş yaşamının içinde olan, girişimciliği ve sanayiciliği ile öne çıktığı kadar Türkiye’nin her zaman çok ihtiyaç duyduğu yurt dışı lobicilik faaliyetlerinde de etkin rol oynadı. Ülkemizin uluslararası alanda en önemli gündemlerinde, başta Ermeni Soykırımı iddiaları olmak üzere pek çok konuda hükümetler arası arabulucu ve çözüm ortaya koyucu hizmetlerde bulundu.

2 / 17

Jak Kamhi’nin uzun ömrüne, eserlerine, hizmetlerine ilişkin çok şey yazılabilir. Tek başına girişimci yönü kitaplara, akademik çalışmalara konu olabilir. Biz, anıları ve görüşleriyle Jak Bey’i anlatmayı değerli iş insanlarına ve kurum başkanlarına bırakmayı tercih ettik. Yine de yaşamına ilişkin yaptığımız küçük araştırmada gördük ki, iki pres tezgahıyla başladığı sanayicilik yolculuğunda Jak Kamhi hemen herşeyi üretmeyi başarmış. Türkiye’nin 1950’lerden itibaren neye ihtiyacı varsa...Elektrik direğinden, üst geçide metalin değdiği ne varsa, televizyondan buzdolabına pek çok ürünün imalatında, geliştirilmesinde bizzat rol oynamış.

3 / 17

İspanya’dan göç edip İstanbul’a yerleşen bir ailenin çocuğu olarak 1925'te İstanbul Tepebaşı’nda doğan Jak Kamhi’nin çocukluk dönemindeki ilk işi, semtinde bakkal dükkanı işleten İzzet Özilhan’ın (Tuncay Özilhan yandaki yazısında değiniyor) ürünlerini çevrede pazarlamasıyla başlıyor. Varlık vergisinin acı rüzgarının estiği günlerde Fransa’da mühendislik eğitimi alan, çelik üzerine ihtisaslaşan Kamhi, iş yaşamında global temsilciliklere de özel ilgi gösteriyor. Fransız, ardından beyaz ve kahverengi eşyada bir imparatorluk haline gelmesini sağlayacakAlman ortaklıklarıyla yola devam ediyor. Türkiye’nin ilk 10 grubu arasına giriyor.

4 / 17

Jak Kamhi, üç oğlundan Hayati Kamhi’yi (En sağda) 8 yıl önce kaybetti. Cefi Kamhi işlerini İstanbul ve Bodrum’dan yönetirken, Kerim Kamhi (sol başta) gruptan ayrı İstanbul’da turizm faaliyetleri içinde olurken, şimdi New York’ta yaşıyor.

5 / 17

Kamhi, bir memleket aşığı olarak da çok uzun yıllar Türkiye’nin dünya ile olan ilişkilerinde adeta fahri büyükelçi rolü üstlendi. Üstün ilişki kurma gücü ve lobi becerisi ile ülkelerin cumhurbaşkanlarından, başbakanlarına uzanan en üst makamlarla birebir ilişki kurdu.

6 / 17

Pek çok dernek, vakıf kuruluşunda bizzat bulunan, 26 yıl İstanbul Sanayi Odası’nda yönetim kurullarında görev yapan Jak Kamhi, TÜSİAD ve İktisadi Kalkınma Vakfı’nda da unutulmaz hizmetlerde bulundu. İKV'de başkanlık yaptı, çok uzun yıllar yönetim kurullarının şekillenmesine ön ayak oldu.

7 / 17

Beyaz, kahverengi eşyadan çeliğe, tekstilden gayrımenkule, tersaneye, hizmet sektörüne uzanan büyük bir holdingin başında bulunan Jak Kamhi, ailevi acılar da yaşadı. Belki bu acıların bir sonucu olarak ilerlemiş yaşında iş yaşamında gerilemeyi de gördü. Jak Kamhi yine de Türkiye’nin en önemli işlerine imza atmış girişimci yönü, sanayiciliği, stk’lardaki etkin görevleri, ülkenin dış ilişkilerindeki unutulmaz rolleriyle unutulmazlar listesinde kalmayı sürdürecek.

8 / 17

Koç Holding Şeref Başkanı RAHMİ M. KOÇ

Haliç’teki yangın sonrası üretim desteği teklif etti “Jak Kamhi nur içinde yatsın, aziz bir dostumdu. Değişik bir insandı. Yeniliğe daima açıktı. Türkiye’ye güvenirdi ve buraya büyük yatırımlar yaptı. Çok çalışkan ve kar odaklıydı. Memlekette alüminyum doğrama tekniği ve beyaz eşya sektörünün gelişmesinde fevkalade katkıları oldu. İstanbul Sanayi Odası’na azımsanmayacak hizmetlerde bulundu. Haliç’teki fabrikamız yandığı vakit rakibimiz olmasına rağmen beni arayıp, bizim için üretim yapmayı teklif etmişti. Kimsenin yat inşasını düşünmediği senelerde Haliç’te tekne inşa edip, treylerlerle taşıyıp, İstinye’den denize indirmiştir. Yukarıda da dediğim gibi Jak değişik bir insandı. Dost kıymeti bilen, mükrim biriydi. Yahudilerin İspanya’dan sürülüşünün 500. Yıldönümü, onun başkanlığında, Dolmabahçe Sarayı’nda törenlerle anılmıştı. Türkiye’deki yoğun çalışması yanında dış politikamızda, özellikle Amerikan Yahudi lobisi nezdinde çok etkili faaliyetler göstermiştir. Kaybımız büyüktür. Toprağı bol olsun."

9 / 17

Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı AHMET NAZİF ZORLU

Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı AHMET NAZİF ZORLU Türkiye'yi çok seven, sanayiciliği ile hepimize yön veren, büyüğüm, idolüm bir iş insanını kaybettik. Çalışkan, dürüst, ülkemizin ileri gitmesi için üstün gayret sarf eden bir kişilikti. Paylaşımı çok severdi, aynı sektördeydik, bizleri rakip olarak görmez, bilgisini, deneyimlerini, hedeflerini paylaşırdı. Eğer bugün Avrupa’da Türk televizyonu yüzde 60 pazar payına ulaşmışsa, payı büyüktür, önderliği sayesindedir. Yıl 1996. Ankara’da bir otel lobisinde başlayan bir teşvik sürecimizin lideri olmuştu. Onun önderliği sayesinde sektör oyuncuları olarak televizyon ihracatına teşvik aldık. O tarihte yıllık 1.5 milyon adet olan toplam televizyon üretimimiz, 21 milyona çıktı. Avrupa’da bugün televizyonda yüzde 60 payımız var. Ruhu şad olsun.

10 / 17

Alarko Holding Yönetim Kurulu Başkanı İZZET GARİH

Vizyoner kişiliği kaybettik Türkiye'nin en değerli duayen iş insanlarından biriydi. Müteşebbis yönüyle ve bir sektörün dizayn edilmesindeki önderliğiyle unutulmaz bir şahsiyettir. Türkiye aşığıydı. Türkiye’yi ve Türkiye’nin ana konularını tüm dünyada savunmuş, müthiş lobi yeteneğini ülkesi için her daim sonuna kadar kullanmıştır. Avrupa Birliği’ne ilişkin, İktisadi Kalkınma Vakfı gibi güçlü bir kurumun yaratılmasına öncülük etmiştir. Babamın çok iyi arkadaşı idi, beraber kaliteli zamanlar geçirdiklerine şahit oldum. Vizyoner kişiliği ve ülkemize kazandırdıkları ile hepimizin takdirine şayan olan Jak Kamhi Beyefendi’yi saygı ve hürmetle her zaman anacağız.

11 / 17

Kale Grubu Başkanı ve CEO'su ZEYNEP BODUR OKYAY

Babam, Jak Bey ve Nejat Bey ortak konut şirketi kurdular Jak Kamhi, babamın çok yakın dostuydu. İş hayatlarında ve sivil toplum kuruluşlarında birbirleriyle çok yakın temas halindeydiler. Babam İSO Meclis Başkanlığı yaparken Jak Bey, İKV Başkanlığını yürütüyordu. Ayrıca babamın kurucu olduğu TÜSİAD’da da birlikteydiler. İKV’de görev yaptığım uzun yıllarda kurum tarihini çalışırken okuduğum bilgi ve anekdotlarda onun AB hedefinine kadar benimseyip ön açtığını çok net olarak gördüm. O dönemin kurucu sanayicilerinin çoğunun ortak özelliği Türkiye’nin ilklerini başarmış olmalarıydı. Bunun yanı sıra ekonomi ve Türkiye’nin sorunlarıyla yakından ilgileniyor ve sivil toplum kuruluşlarında omuz omuza çalışarak, ülkeye her anlamda hizmet etmeye çalışıyorlardı. Bir anlamda her biri, çok değerli bir “sorumlu ve duyarlı liderlik” tavrı içindeydi. Babam, rahmetli Nejat Eczacıbaşı Bey ve Jak Kamhi Bey ile 1980’li yıllarda Türkiye’de konut sorunu üzerine ciddi çalışmalar yapmışlar, Mürteza Çelikel’in koordinatörlüğünde Toplu Konut Holding A.Ş.’yi kurmuşlardı. Babam, Jak Bey’in ülkeye verdiği hizmet ve uluslararası ilişkilere yaptığı katkıyı önemser, değer verir ve onu severdi. Jak Bey’i şirketlerimizin iftarlarına, kuruluş günlerine ve etkinliklerine davet ederdi. Babamın otobiyografisi için toplanan evrakları incelerken, birbirlerine gönderdikleri naif mektupları merak ve saygıyla okudum. Sanayimize ve Türkiye’ye büyük hizmetler vermiş olan Jak Bey’i sevgi ve saygıyla yad ediyorum. Toprağı bol olsun.

12 / 17

Profilo ve Vestel eski CEO'su TAHSİN KARAN

İki pres tezgâhını gözü gibi korudu Jak Bey ile tanışmam, 1981 yılına uzanıyor. Pek çok şeyi birlikte yaşadık. Adeta mucitti. Sanayiciliğe aşıktı. İki pres makinesiyle 1950’li yıllarda işe başlamış. Metali çok iyi tanıyordu, aynı beceriyi elektronikte de gösterdi, gayrımenkulü çok severdi. Mecidiyeköy’deki fabrika adeta okuldu. Her şey üretildi orada. O iki pres makinesi hep üretimde kaldı, yıllarca. Bozuldu, yapıldı, üretime sokuldu. Aslında ustalar deyim yerinde ise kurtulmak istiyor. Ancak makinelerin üzerine titreyen Jak Bey’in gazabından korkuluyor. Bir gün unutmam, Jak Bey, yurt dışındayken, o iki pres makinesini Haliç’teki Profilo Meslek Lisesi’ne armağan olarak gönderdim. Kurdeleler, süslemeler yaptık. Jak Bey döndüğünde onu liseye götürdüm ve makineleri gösterdim. Sanayiciliğinin ilk günlerine tanıklık yapan makinelerin bu şekilde değerlenmiş ve eğitime armağan edilmesine o da çok sevinmişti... Devlete ödemelerin aksatılmaması, çalışanın maaşının ayın 1’inden bir gün önce ödenmesi en temel prensipleriydi. Bazen şirketlerde kaynak olmaz, şahsi çek verirdi. Üst yöneticilere yenilikleri arayın, hep yenilik peşinde olun derdi. Türkiye ülkesine, sanayiye aşık bir işadamını ve bir diplomatını kaybetti.

13 / 17

ERDAL BAHÇIVAN (İSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI)

"Jak Başkanımız' sözünü fazlasıyla hak etmişti” "Jak Kamhi, sanayinin okulu olarak gördüğüm ve inandığım İstanbul Sanayi Odası'na (İSO) adım attığım ilk günlerden itibaren birikimleriyle, uluslararası derin vizyonuyla, ülkesine bağlılığıyla, dahası gerçek bir sanayicilik ve İSO aşkıyla değerli fikirlerinden her zaman beslendiğim bir sanayicimizdi. Biz sanayiciler için değerli öğütleri, odamızda her türlü olaya ve gelişmeye karşı son derece soğukkanlı duruşu ve yaklaşımı örnek alınan bir iş insanı olmuştur. Oda camiamızda Jak Başkanımız' nitelendirmesini fazlasıyla hak eden örnek bir yatırımcı, örnek bir sanayici ve örnek bir vizyoner insan olarak hatıralarımızda hep yaşayacaktır.”

14 / 17

AYHAN ZEYTİNOĞLU (İKV BAŞKANI)

Dış ilişkiler alanında duayen isimdi Duayen deyince aklımıza bir faaliyet alanı veya iş kolunun en deneyimli ve örnek alınan üyesi geliyor. Jak Kamhi iş dünyası ve dış ilişkiler alanında işte böyle bir duayen isimdi. 1987-1992 yılları arasında İKV'nin Başkanlığı yapan Jak Kamhi AT ile ilişkilerde 1970'li ve 80'li yıllardaki durgunluğu aşarak yeniden ivme yakalamak için iş dünyasının üzerine düşen sorumluluğa tam anlamıyla vakıftı. Avrupalı yetkililer ile yaptığı görüşmelerde yoğun çaba harcıyor, gerçekleri söylemekten hiç çekinmiyor ve dişe diş bir müzakere yürütüyordu. Kamhi’nin İKV Başkanı olduğu dönem aynı zamanda Soğuk Savaşın sona erdiği, Orta ve Doğu Avrupa'da sosyalist tek parti rejimlerinin yıkıldığı, SSCB'nin dağıldığı ve Doğu ve Batı Almanya'nın birleştiği çok önemli tarihi bir dönüm noktasıydı. Vizyoner bir iş insanı olarak Kamhi bu gelişmeleri son derecede iyi analiz etmiş ve bu süreçte AB ile ilişkileri sürdürmek ve ileriye taşımak İKV'nin faaliyetlerine hız vermişti.

15 / 17

“Beni doğup büyüdüğüm topraklara götür. Vatanımda ölmek istiyorum.” Yıllar nasıl da su gibi akıp geçmişti... Bir Yahudi olarak 1925 yılında İstanbul’da doğmuştu. Kendisine “Türk Yahudi” diyordu. Türklüğüyle, vatanıyla hep gurur duymuştu. İlk gençlik yılları... Üniversite ve iş hayatı... Meşakkat dolu çalışma yıllarının ardından, Türkiye’nin en büyük sanayicilerinden biri olmuştu. Ama kazandığını millete kültür-sanat olarak geri veren bir sanayiciydi. Jak Kamhi... Profilo holdingin kurucusu... Ondaki vatan sevgisinin en güzel örneğini Hıncal Uluç yazdı. Türkiye’nin Kıbrıs Barış Harekâtı’nı yaptığı yıllarda... ABD’deki Rum, Ermeni lobileri bir Türkiye düşmanlığı kampanyası başlatmışlardı. Türkiye yalnızlığa itiliyordu. İşte o günlerde Türk Yahudisi olarak Jak Kamhi, yanına bazı işadamlarını da alarak ABD’deki Yahudi lobilerini ziyaret etmişti. Türkiye karşıtlığı kampanyasına karşı müthiş çalışmalar yapmış ve olumlu sonuçlar da almıştı. Uzun yıllar Türk sanayisinin lokomotifi olmuştu. Evet, önceki gün bir Türkiye çınarını daha kaybettik.

16 / 17

CEFİ KAMHİ: ‘600 YILDIR BU TOPRAKLARDAYIZ’ Korkmaz Karaca’yı arayan Jak Kamhi’nin oğlu Cefi’ydi. Dostum Cefi de babası gibi yüreği temiz bir Türkiye sevdalısıdır. Dün bir “başsağlığı” telefonu açtım. Aynen şöyle dedi: “Fatih, babam son arzusu olarak vatan topraklarına gelmek istedi. Tabii 600 yıldır bu topraklarda yaşayan bir aile olarak bu vatan sevgimiz, Türkiye sevdamız hiç bitmez...”

17 / 17

‘GURUR DUYDUK’ İnsanın son arzusu olarak vatan topraklarında ölmek istemesi nasıl bir duygu yoğunluğudur... Nitekim önceki gün Cefi, Korkmaz Karaca’yı arayıp aynen şöyle diyor: “Cumhurbaşkanımız bizi aradı. Hem ailemizi ihya eden kelimeler sarf etti, hem de bizi çok onurlandırdı. Hayatını bu devlete, millete vakfeden babamız için çok teşekkür ediyorum.” Ve elbette Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Jak Kamhi’nin bu arzusunu yerine getirmek için devreye girmesi, Türkiye’nin İsrail hükümetiyle olan meselesini “Yahudi düşmanlığı” gibi göstermek isteyenlere karşı ne kadar anlamlı bir mesajdır... Hem de kalpten bir mesaj... Hayat hikâyesi bir insanlık dersi olan Jak Kamhi gibi bir Türkiye sevdalısını rahmetle anıyorum...

>