Sözde soykırıma bu konuda 78 kitap yazan profesörden sert cevap

S%C3%B6zde+soyk%C4%B1r%C4%B1ma+bu+konuda+78+kitap+yazan+profes%C3%B6rden+sert+cevap
ABONE OL

Sözde Ermeni soykırımı iddialarına ilişkin diasporanın tezlerini çürüten uluslararası ilişkiler uzmanı Prof. Dr. Türkkaya Ataöv, açıklamalarda bulundu.

Sözde Ermeni soykırımı iddialarına ilişkin diasporanın tezlerini çürüten uluslararası ilişkiler uzmanı Prof. Dr. Türkkaya Ataöv; ABD Başkanı Joe Biden’ın 24 Nisan’da yaptığı açıklama sonrası Milliyet’e konuştu.
 
Soykırım yalanına yönelik bugüne kadar 78 kitap yazan, 1984 yılında Fransa’daki “Orly Davası”nda “Onur Tanıklığı” yapan ve eserleri 20 dile çevrilen Prof. Dr. Ataöv tepkisini, “ABD Başkanı Biden, soykırımcı arıyorsa, Amerikan tarihi ve Amerika kıtasındaki 286 farklı köken ve halktan 100 milyon yerlinin 18.yüzyılın başında itibaren nasıl katlettiklerine baksın. Biden’ın siyasi ahlaktan yoksun sözleri, göçmenler ülkesi Amerika’nın, yerli halkların katledilerek kurulduğu bir ülke gerçeğini değiştirmez. Yalan belge ve iftiralara dayalı diaspora söylemleri üzerinden koca Türkiye suçlamaya kalkanlar bilmelidir ki, Türk milleti buna izin vermez” sözleriyle dile getirdi.
 
100 milyon yerli katledildi
 
Biden’ın, Türkiye aleyhine yaptığı açıklamayı zamanlama açısından nasıl okumalıyız?
 
ABD Başkanlığı Biden gibiler için bir meslektir ve koltuğu korumak için güçlü lobilerin isteklerine uymak zorundadırlar. 27 Ocak 1973’te Santa Barbara’da Gürgen Yanıkyan, iki konsolosumuzu öldürdükten sonra ABD, Fransa başta olmak üzere Batı’yı harekete geçirdi. ABD’deki Ermeni lobisi güçlü ve etkilidir. Batılıların atladığı bir gerçek var. Türkiye Cumhuriyeti, Milletler Cemiyeti’ne oy birliği ile davet edilen tek ülkedir. Atatürk döneminde tüm komşularımız ve bölge ülkeleriyle dostluk köprüleri oluşturduk. İkinci Dünya Savaşı’nda çevremizdeki ülkelerde yaşayan insanlar toplama kamplarına götürülürken, bizler ülkemizde gayrimüslim kardeşlerimizle sinemaya giderdik. Biden’ın sözleri siyasi ahlaksızlıktır. Türkiye ile ABD ilişkilerinin niteliği tamamen değişti. ABD, Suriye ve Irak’ta PKK ve uzantısı örgütlere binlerce kamyon silah, mühimmat yollatıp, teröristleri Türkiye’ye karşı eğiten bir ülke konumundadır.
 
ABD tarihine baktığınızda utanç duymaları gereken olaylar var mıdır?
 
ABD Başkanı Biden, soykırımcı arıyorsa, Amerikan tarihi ve Amerika kıtasındaki 286 farklı köken ve halktan 100 milyon yerlinin 18. yüzyılın başında itibaren nasıl katlettiklerine baksın. Biden’ın siyasi ahlaktan yoksun sözleri, göçmenler ülkesi Amerika’nın, yerli halkların katledilerek kurulduğu bir ülke gerçeğini değiştirmez. Katledilen yerlilerin her birinin ayrı dilleri vardı. Bu insanlara yardım adı altında verilen mikroplu battaniyeler nedeniyle ölüme terk edildiler. Kanada’nın en kuzeyinden Meksika’ya kadar Amerikalıların katliamları var. Biden’a 1890’da Sioux kabilesinin nasıl yok edildiğine bakmasını öneririm. ABD’liler aynı katliamları sistematik olarak siyahilere de uyguladılar. Afrika’dan zorla getirdikleri insanları köle olarak kullandılar. Gemilerde üst üste yığdıkları insanlardan ölenler okyanusa atıldı. Erkekleri tarlalarda, madenlerde köle olarak çalıştırırken, binlerce siyahi kadına tecavüz edildi. Bunları kitaplarımızda yazdık. Ku Klax Klun örgütü neden kuruldu. Martin Luther King’i kimler neden öldürdü? Yalan belge ve iftiralara dayalı diaspora söylemleri üzerinden koca Türkiye’yi suçlamaya kalkanlar bilmelidir ki, Türk milleti buna izin vermez.
 
Ermeni komitacıların silahlanarak Osmanlı’ya başkaldırmasında ABD’nin rolü var mıydı?
 
“Ermenileri ‘Siz Hıristiyan olarak Müslümanlar ve Türklerden üstünsünüz’ diyerek, onları ilk harekete geçiren Fransız Katolik ve Amerikan Protestan misyonerlerdi. Oysa ki, Osmanlı Ermenileri, Müslüman Türkler ve diğer halklarla yüzlerce yıl barış içine yaşadı. ‘Ermeni Sorunu’ söyleminin fişeğini ateşleyen Amerika’dır. 1830’lardan itibaren Osmanlı devletine gönderilen ABD’li misyonerler, Ermenilerin ülkeyle bağını koparmak için propaganda faaliyetlerine başladılar. Amerika’dan sonra Fransa, İngiltere ve Rusya da zaman içinde devreye girerek Ermenileri silahlandırdılar. ABD’liler tarafından çizdirilen büyük Ermenistan haritaları üzerinden Ermeniler ayaklanmaya teşvik edildi. Bu haritalarda Ankara’nın Anadolu’nun yarıdan fazlası büyük Ermenistan olarak gösteriliyordu. Oysa Ermeniler hiçbir vilayette çoğunluk değildi.
 
Tazminat söz konusu olamaz
 
Bundan sonraki süreçte Türkiye’ye yönelik yaptırım veya tazminat kararları çıkabilir mi?
 
Biden’ın açıklamaları sadece siyasi bir söylemden öte anlam taşımaz. Ermeniler, Birinci Dünya Savaşı’nın başından itibaren 200 bin kişilik ordu kurarak, vatandaşı oldukları ülkenin kentlerinde Müslüman ahaliye yönelik katliamlara giriştiler. Vatandaşı oldukları karşı Rus Ordularının yanında savaştılar. Yalan bir tarih tezi üzerinden tazminat veya yaptırım diye bir şey söz konusu olamaz.
 
Tehcir doğru bir yöntem kabul edilebilir mi? Acaba ‘tehcir yanlıştı’ diyor musunuz?
 
Van’da evi yakılmamış Müslüman kalmadığı gibi, dünya tarihindeki en büyük katliamlardan biri bu kentte yapıldı. Van’da Ermenilerin oturduğu evler dimdik ayakta dururken, Müslümanların evleri yakılıp, yıkıldı. Binlerce Vanlı Müslüman katledildi. Bu katliamlar Erzurum, Erzincan, Trabzon, Muş, Bingöl, Ağrı ve Doğu Anadolu’daki Müslümanlara yönelik devam etti. Enver ve Talat Paşalar, cephe gerisinde kadın ve katleden Ermenilere karşı, çoğunu cephelerden uzak yerlerde toplamaya, Irak ve Suriye’deki kentlere göndermeye karar vermek zorunda kaldılar. Fransız Mareşal Esperey, yer değiştirmeyi ‘askeri zorunluluk’ olarak değerlendirmiştir. Birçok Batılı uzman tehcirin kaçınılmaz ve haklı olduğunu, bu uygulamanın soykırım değil, cephe yakınında ‘askeri bir gereksinim’ olduğunu dile getirmiştir.
 
Anadolu’da 1 milyon Ermeni’nin katledildiği iddialarının dayanağı nedir?
 
Ermeni nüfusunun 1 milyon 400 bini geçmediğini biliyoruz. Ayrıca Trakya, Batı ve Orta Anadolu’daki Ermeniler yerlerinden sürülmedi. Rakamları uydurmanın alemi yok. Arşiv belgelerinde çatışmalar ve tehcir sırasında ölen Ermeni sayısının 10-15 bin arasında olduğunu görüyoruz. 1914-1918 Savaşında Ermeniler Van’daki Türk-Müslüman mahallelerini yakıp bu şehri ele geçirdikten sonra Rus ordusuna hizmet etmeye başlamışlardı. Ermeni sözcüsü Boghos Nubar Paşa’nın mektupları çok önemli belgelerdir. Fransız Dışişlerine 1918’de yazdığı mektupta Ermenilerin ‘muharip’ olduklarını açıkça belirtir. Taşnaksutyun liderlerinden Pastırmacıyan, Kafkas Cephesinde, Türklere karşı savaştıklarını ilan eder.
 
Türklerin yaşadığı acılara dair istatiksel belgeler mevcut mu?
 
Ermeni Hınçak ve Taşnak çeteleri, sadece Kars ve Ardahan’da 30 bin Müslüman erkeği katletti. 1.Dünya Savaşı sırasında Ermeni mezaliminden kaçarak Anadolu’nun iç kısımlarına iltica eden Müslüman sayısının 1 milyon 230 bin olduğunu biliyoruz. Bu nüfusun yarıdan fazlası yollarda ve kaçtıkları bölgelerde açlık, susuzluk ve salgın hastalıklardan yaşamını yitirdi. Katledilen Türk ve Müslüman ahali için de Biden’dan açıklama bekliyoruz.
 
Uydurma röportajla tarihi çarpıttılar
 
Siz ısrarla yalan belgeler üretiliyor diyorsunuz? Bunlar hangi belgelerdir ve neyi amaçlamaktadırlar?
 
İngiliz ajanı ‘Nemrut Mustafa Paşa’yı Mustafa Kemal Paşa’yla karıştırarak soykırımı Atatürk’ün de kabul ettiğini ortaya attılar. Daha da beteri, Mustafa Kemal adıyla Hearst Gazetesine uydurma röportajlar yayınlıyorlar. Türk Ordusu’nun 9 Eylül’de İzmir’e girdikten sonra da bu kenti yaktığı yalanın ortaya atıyorlar. Yangını çıkaranların Rum destekli Ermeniler olduğunu Amerikan belgelerinde ortaya koyduk. Ayrıca Vatikan belgelerinde de bu gerçekler ortaya çıktı.
 
Hitler’in sözde Ermeni kıyımına ilişkin sözlerinin Nürnberg mahkeme tutanaklarında yer aldığını söylüyorlar. Tutanaklarda böyle bir şey yok. Birleşmiş Milletler’in sözde soykırımı kabul ettiği yalanına karşı, BM Genel Sekreterlik Ofisi’nden bunun da uydurma olduğunu ortaya koyduk. Mavi Kitabın editörü Toynbee 1922 tarihli kitabında ‘Ermeniler katlediliyor’ söylemlerinin savaş propagandası olduğunu itiraf etmiştir. İngiliz Dixon Johnson 1916’da basılmış Ermeniler başlıklı kitabında silahlı ve kanlı Ermeni tehdidinin yaygın olduğunu, yer değiştirmenin zorunluluğundan bahsediyor. Buna benzer onlarca sahte belgeyi yazıp, çizdik.
>