Kovid-19 salgınına rağmen küresel askeri harcamalar hız kesmedi

Kovid-19+salg%C4%B1n%C4%B1na+ra%C4%9Fmen+k%C3%BCresel+askeri+harcamalar+h%C4%B1z+kesmedi
ABONE OL

Dünya genelinde tüm ticari faaliyetleri derinden etkileyen Kovid-19 salgınına rağmen küresel askeri harcamalarda artış yaşanmaya devam ediyor. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün (SIPRI) hazırladığı rapora göre küresel askeri harcamalar, 2020 yılında bir önceki yıla göre yüzde 2.6 artışla 1 trilyon 981 milyar dolara yükseldi.

RS FM’de yayınlanan Kıtalararası’nda, 2020 yılında küresel askeri harcamaların detayları ve 2021 beklentileri ele alındı.
 
Askeri harcaması en yüksek olan 40 ülkenin incelendiği SIPRI raporunda, 2020 rakamının, 1988'den bu yana askeri harcamalardaki en büyük yıllık meblağ olduğu belirtiliyor. 2011 yılıyla karşılaştırıldığındaysa 2020 yılındaki artışın yüzde 9.3 olduğu ifade ediliyor.
 
Ülkelerin milli geliri üzerindeki askeri harcamaların Kovid-19 salgınına rağmen arttığına dikkat çekilen raporda, bu yükün 2020'de 0.2 artışla yüzde 2.4'e yükseldiği kaydediliyor.
 
İlk 5 ülke
 
Rapordaki ülke bazlı verilere baktığımızda ise karşımıza dikkate değer sonuçlar çıkıyor.
 
Buna göre, geçen yıl küresel askeri harcamaların yüzde 62'si listede ilk beşi oluşturan ABD, Çin, Hindistan, Rusya ve İngiltere tarafından yapıldı.
 
ABD'nin harcamaları 2020 yılında, önceki yıla göre yüzde 4.4 artışla 778 milyar dolar oldu. Öte yandan ABD'nin askeri harcamalarının 2011-2020 yılları arasında yüzde 10 azaldığına dikkat çekiliyor. ABD'nin harcamalarında 2018-2020 dönemindeki artışın ise büyük devletler arasındaki rekabetin bir göstergesi olduğuna işaret ediliyor.
 
Çin'in askeri harcamaları ise 2011-2020 arasında yüzde 76 artışla 252 milyar dolara yükseldi.
 
Hindistan'ın harcamaları da yüzde 34 artışla 72 milyar 900 milyon dolara çıktı. Raporda, Hindistan’ın, Pakistan ve Çin ile yaşadığı gerilim ve aralarındaki rekabetin, askeri harcamalarının yükselmesinin ana nedenlerinden biri olarak görülebileceği ifade ediliyor.
 
Çin ve Hindistan'ın yanı sıra 49 milyar 1 milyon dolarlık harcamayla Japonya ve 45 milyar 7 milyon dolarlık harcamayla Güney Kore, Asya ve Okyanusya'da en fazla askeri harcama yapan ülkeler arasında yer aldı.
 
Rusya ise askeri harcamasını 2011-2020 arasında yüzde 26 artışla 61 milyar 7 milyon dolara çıkardı ve en fazla askeri harcama yapan 4'üncü ülke oldu.
 
Rusya’yı 59 milyar 2 milyon dolarla İngiltere takip etti. Batı Avrupa'da en fazla askeri harcama yapan ülke olarak öne çıkan İngiltere, dünya sıralamasında ise bir basamak yükselerek 5'inci oldu.
 
Suudi Arabistan’ın askeri harcamaları ise yüzde 10 düşüşle yaklaşık 57 milyar 5 milyon dolar olarak gerçekleşti. Suudi Arabistan sıralamada bir basamak gerileyerek 6'ncı sıraya düştü.
 
İtalya'nın askeri harcamaları da 2020'de bir önceki yıla göre yüzde 7.5 artışla 28 milyar 9 milyon dolara yükseldi. İtalya, 2019-2020 döneminde ilk 15 ülke arasında askeri harcamalarını en fazla artıran ülke olarak kayıtlara geçti.
 
Türkiye’nin harcaması 17 milyar 7 milyon dolar
 
Peki, Türkiye ne durumda? Raporda, Türkiye'nin 2011-2020 arasındaki askeri harcamalarının sürekli artış eğilimi gösterdiğine ve yüzde 77 büyüdüğüne işaret edildi. Türkiye'nin 2020'deki askeri harcamasının 17 milyar 7 milyon dolar olduğu belirtiliyor.
 
Türkiye'nin askeri harcamalarında bu büyümenin özellikle 2015'ten bu yana daha dikkat çekici hale geldiği ifade ediliyor.
 
Öte yandan Afrika ülkelerinin askeri harcamalarının yüzde 3.4 artarak 18 milyar 500 milyon dolara ulaşırken Güney Amerika ülkelerinin harcamaları yüzde 2.1 azalarak 46 milyar 500 milyon dolara, Ortadoğu ülkelerinin de yüzde 6.5 azalarak 143 milyar dolara geriledi.
 
‘Artışın sebeplerinden biri çatışma bölgelerinin devam etmesi’
 
Dünyanın birçok bölgesinde yaşanan güç mücadeleleri ve ihtilaflar arttıkça küresel askeri harcamalar da artıyor. Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Merve Seren, RS FM için yaptığı değerlendirmede, Kovid-19 gibi küresel bir krize rağmen artan askeri harcamaları şöyle değerlendirdi:
 
“Burada Kovid-19’u baz almaktan ziyade, 2008’deki krizi baz almak daha doğru olur. 2008’deki Mortgage krizi ve ardından Avrupa’ya yayılan ekonomik kriz ve bunun etkilerini biz de 1-2 yıl sonra Asya’da görmüştük. Dolayısıyla ilk 20 ülkeden ilk 12 tanesinin 2012-2014 yılları arasında daha fazla düşüşüne tanıklık etmiştik. Ama şimdi askeri harcamalar, 2018’de toparlanmayla beraber tekrar artıyor. Artışın en büyük sebeplerinden biri de çatışma bölgelerinin devam etmesi. En fazla askeri harcama yapan ABD, Çin, Hindistan, Rusya ve İngiltere’ye dikkat edin. Burada zaten ABD ve Çin’in jeopolitik rekabetinin getirdiği bir askerileşme söz konusu. Dolayısıyla buradaki sistemlerin modernizasyonu, savunma yatırımları, orduların idamesi olacak. 
Dolayısıyla buradaki jeopolitik rekabeti her zaman için göz önünde bulundurmak gerekiyor.”
 
‘Bu artış devam edecek’
 
Peki, bu artış eğiliminin 2021’de de devam etmesi bekleniyor mu? Merve Seren’in yılın ilk çeyreğindeki izlenimlerine göre yaptığı değerlendirme şöyle:
 
“Bu artış devam edecek, çünkü çatışma bölgeleri devam ediyor. Bugün Asya’da, Afrika’da, Ortadoğu’da çatışmalar, Asya’daki jeopolitik rekabet devam ediyor. Çin’in neredeyse bütün komşularıyla arasında anlaşmazlık mevcut. Aynı zamanda Çin’in küresel ve bölgesel anlamda büyük bir güç olarak açığa çıkması için savunma yatırımlarına ağırlık vermesi gerekiyor. Avrupa’nın da tehdit algısı var. Bu askeri harcamaların hepsi salt savunma harcamaları olmuyor. Bazıları savunma yatırımı oluyor, teknoloji oluyor. Sizin askeri harcamaları yapmanız için kesinlikle savaşan bir ülke olmanız gerekmiyor. Aynı zamanda siz dünyada askeri teknolojiler üreten ve savunma ihracatı yapan bir ülkeyseniz aynı şekilde savunmaya yatırım yapıyorsunuz ve harcamalarınızı artırıyorsunuz. Bugün Baykar’ın insansız hava araçlarına baktığımızda kısmi anlamda hem savunma yatırımı yapıyorsunuz aynı zamanda ihracat yapıyorsunuz. Dolayısıyla hem bir gideriniz hem de geliriniz var. Bazen o ihracatı yapana kadar iki yıl boyunca geliştirme ve üretim süreçlerinizi tamamlamanız sürüyor. Dolayısıyla sadece gider olarak çıkıyor. Bu savunma harcamalarının içinde bir de caydırıcılık var. Bazen doğrudan çatışma bölgesinde olmanız gerekmiyor ama bir güç projeksiyonu yapmanız için caydırıcılık olarak da bu harcamaları yapıyorsunuz. Sadece modernizasyon da yapıyor olabilirsiniz. Bu anlamda Fransa önemli bir örnek, 2030 savunma strateji belgesinden modernizasyon programları önemli bir kalem. Öte yandan güvenlik ve personel harcamaları da askeri bütçelerde önemli bir yer oluşturuyor.”
 
‘Türkiye’nin harcamaları her zaman fazlaydı’
 
Türkiye’nin askeri harcamalarındaki artışın seyri de merak ediliyor. Merve Seren, bu konudaki öngörülerini ise şöyle anlattı:
 
“Türkiye’nin ordu mevcudu çok fazla. Türkiye’nin sınır ötesi operasyonları var. Son 15 yıldır aslında hep PKK ile mücadele ve sınır ötesi harekatlarda yer alan bir ülkeyiz. Bu anlamda zaten Türkiye’nin harcamaları her zaman fazlaydı. Ama son zamanlarda bunlarda daha artış oldu çünkü yeni teknoloji alıyorsunuz ve kendi teknolojilerinizi üretmeye çalışıyorsunuz. Bugün Türkiye’ye baktığımızda, sadece askeri operasyonlarla değil üsleriyle de yurt dışında olan bir ülke. Askeri tatbikatlar da bir harcama kalemi oluyor. Bir de sürekli yatırım yaparak savunma teknolojileri üretiyorsunuz. Bu teknolojileri üretirken hepsini yüzde 100 milli imkânlarla karşılamıyorsunuz. Geçen hafta Kanada’nın elektro-optik kameraları Türkiye’ye satmama yönünde bir kararı oldu. Bu insansız hava araçları içindeki bazı bileşenlerinizi her ne kadar yüzde 93 oranında bir yerlilikten bahsetsek de yüzde 7-10 bandında aslında bir de yurt dışından aldığımız ürünler var. Dolayısıyla siz, bu insansız hava araçlarını ne kadar fazla kullanırsanız yurt dışından da o kadar fazla ürün almış oluyorsunuz.”
>