İki ülke arasında sergi krizi

Çin'in Banksy'si olarak nitelenen Badiucao'nun İtalya'da gerçekleşecek sergisi için Çin'den itiraz geldi. Ancak İtalya serginin iptal edilmesi taleplerini reddederek ifade özgürlüğünü savundu.

%C4%B0ki+%C3%BClke+aras%C4%B1nda+sergi+krizi
ABONE OL
Çin Hükümeti’nin mimlediği Badiucao yeni sergisi için hazırlıklar yaparken yine ülkesinin sansürü ile karşılaştı. Badiucao’nun İtalya’da gerçekleşecek sergisi için itirazlar yükselse de İtalya sanatçının arkasında durarak sanatın sansürlenemeyeceğini vurguladı.
 
Geçen ay, Roma’daki Çin Büyükelçiliği’nden kültür yetkilileri, Brescia Belediye Başkanı Emilio Del Bono’ya kentin sergiye ev sahipliği yapma kararını eleştiren ve iptal edilmesini talep eden bir e-posta gönderdi. E-postada, gösterinin Çin ve İtalya arasındaki dostane ilişkileri tehlikeye atacağı belirtildi.
 
Ancak Del Bono ve müzeyi yöneten Brescia Musei Vakfı’nın başkanı, gösterinin hiçbir şekilde Çin’e ya da halkına kötü bir ışık tutmadığını, ancak toplumsal eleştirinin sanatın bir işlevi olduğunu vurgulayan bir mektupla yanıt verdi. Del Bono, “Her zaman ifade özgürlüğünü savunduk ve bunu yapmaya devam edeceğiz” dedi.
 
SANAT, ASLA SANSÜRLENMEMELİ
 
Del Bono sözlerine şu şekilde devam etti: “Sanat asla sansürlenmemeli. Demokrasilerde, genellikle iktidarda olanlar kınanır ve hatta alay edilir. Bu, demokrasinin kurallarının bir parçasıdır.”
 
Brescia Musei Vakfı Başkanı Francesca Bazoli ise, “Sergiyi iptal etmeyi bir an bile düşünmedik. Çağdaş sanatın, ifade özgürlüğünü onaylayan temaları kanalize eden güçlü ve ilham verici bir araç olarak rolüne inanıyoruz. Badiucao’yu muhalif bir Çinli olduğu için davet etmedik, sanatın eleştirel bir araç olarak nasıl kullanılabileceğini bize gösteren bir sanatçı olduğu için davet ettik. Siyasi değil kültürel bir operasyondu” dedi.
 
O zamandan beri elçilikten haber alınamadığı belirtildi.
 
Badiucao ise “Şehir ve bu müze benim sanatımdan anladığı ve ifade hakkımı savunma cesaretine sahip olduğu için şanslıyım” dedi.
 
SANSÜR SANATIN PEK ÇOK ALANINDA KENDİNİ GÖSTERİYOR
 
Çin’de ülkenin kültürel alanlarında uzun zamandır sansür uygulanıyor. Dar olan ifade özgürlüğü alanı, Xi Jinping’in 2012’deki yükselişinden bu yana da daralmaya devam etti. Pek çok sanat eserinin ve hatta gösterinin (politik olmasalar bile) Çinli yetkililerin emriyle sansürlenmesi nadiren karşılaşılan bir durum değil.
 
Ülke sınırlarının ötesinde Çin, sahip olduğu ekonomik gücün etkisiyle de geniş sansür uygulamalarını giderek artırıyor. Sanat, Çin’deki yetkililerle ters düşmekten ve dolayısıyla ülkenin geniş pazarına erişimini kaybetmekten korkanlar tarafından sansürün kurbanı oluyor. Hatta bu endişeler en çok, film stüdyolarını etkiliyor. Yakın zamanda, Amerika Birleşik Devletleri’ni dünyanın en büyük film pazarı olarak geride bırakan Çin’i kızdırmamak için Hollywood’un da filmlerin değiştirildiği basında geniş yer aldı.
 
POLİTİK ÇALIŞMALARIYLA ÜNLENDİ
 
On yıldan fazla bir süredir Çin Komünist Partisi’nin başına bela olan Badiucao, 1989 Tiananmen Meydanı katliamından Nobel Barış Ödülü sahibi Liu Xiaobo’ya yapılan muameleye kadar, politikacılarla alay etmesi ve hassas konuları ele almasıyla ünlendi.
 
ENES KANTER BADIUCAO TASARIMI GİYDİ
 
 
Geçen ay, Çin hükümetini Sincan ve Tibet’te insan hakları ihlalleri iddiasıyla suçlayan basketbol yıldızı Enes Kanter, sanatçı tarafından tasarlanan birkaç çift özel spor ayakkabı giyerken görüntülendi. Çeşitli NBA maçlarında sahada tartışmalı bir şekilde giyilen ayakkabılar, “Özgür Tibet” ve “Köle İşçiliği ile Yapıldı” gibi mesajlar taşıyordu.
 
Bir zamanlar anonim olan Badiucao, 2011 yılında, Çin’in Wenzhou hızlı tren kazasını ele almasıyla ilgili karikatürleri mikroblog sitesi Weibo’ya göndermeye başladığında öne çıktı. Görüntüler defalarca sansürlendi ve şu anda bir Avustralya vatandaşı olmasına rağmen, ülke yetkilileri o zamandan beri çalışmalarını sansürlemeye çalışıyor.
 
 
Badiucao, Twitter ve Instagram’da düzenli olarak öfkeli karikatürler yayınladığı çevrimiçi ortamlarda düzenli olarak taciz edildiğini ve zaman zaman da tehdit edildiğini söylüyor. Ayrıca gideceği yerlerin de çeşitli baskılara maruz kaldığı belirtiliyor. Sanatçının konuşma yapacağı etkinlikler iptal edildi ve Sidney’deki bir galerinin sahibi Badiucao’nun sanatını sergileme konusunda tereddütler yaşayınca onu sergiden çekti. 2018’de de Hong Kong’da yapılması gereken ilk kişisel sergisi “Çinlilerin tehditlerinden sonra” iptal edildi.
 
BASKILARA BOYUN EĞMEDİLER, SERGİ AÇILIYOR
 
Badiucao’nun kışkırtıcı yeni çalışmaları, Çinli diplomatların protestolarına rağmen bugün halka açılıyor.
 
Brescia’daki birkaç eser, 100’den fazla sanatçının katıldığı bir kentsel sanat festivalinin parçası olarak Şubat 2020’de Avustralya’nın Melbourne kentinde sergilendi. Bunlar arasında 2017’de ölen Çinli muhalif ve Nobel Ödülü sahibi Liu Xiaobo ile eşi Liu Xia’nın neon heykelinin yanı sıra corona virüsü hakkında erken uyarı yayınlayan ve dövülen Dr. Li Wenliang’ın da yer aldığı suluboya portreleri var.
 
Müzenin direktörü Stefano Karadjov, gösterinin çeşitli mecralarda çalışan, eserlerini internette sergilemek zorunda bırakılan bir sanatçının keşfi hakkında olduğunu söyledi: “Bir halk müzesi, pazarı olmayanlara yer vermeli.”
 
Badiucao, Brescia gösterisinin kendisini yeni bir izleyici kitlesine tanıtmasını ve çalışmalarının yeni bir ışık altında görülmesini umduğunu söyledi: “Elbette, insanlar bir galeriye veya müzeye geldiğinde beklentiler, eserlerin çevrimiçi göründüğünden çok farklı. Ayrıca böyle bir kurumun doğasında güç ve otorite var, yani böyle bir alanda sergi yapıyorsanız, oldukça ayrıcalıklısınız.”
 
 
Serginin açılışından önce CNN’ye sergiyi gezdiren Badiucao sansürle ilgili ise şunları söylüyor: “Bugünlerde Çin hükümetini gücendirmekten kaçınmak neredeyse imkansız. Her şey hassas olabilir; her şey sorunlu olabilir.”
 
Büyükelçiliğin geçen ay şikayette bulunmasından bu yana, müze yetkilileri ve yerel politikacılar “La Cina (non) è Vicina” isimli gösteriyi ifade özgürlüğünün bir sembolü olarak çerçevelediler.
Brescia’nın belediye başkan yardımcısı Laura Casteletti, mektubu bir şehrin sanatsal, kültürel kararına müdahale olarak niteleyerek, “Mektubu iki kez okumak zorunda kaldım çünkü beni şaşırttı” dedi.
 
Badiucao ise sansürle ilgili açıklamalarına şu şekilde devam etti: “Bir sanatçı olarak sansürü pek çok kez, yıllarca ve pek çok yerde yaşadım; sadece Çin’de veya Hong Kong’da değil, aynı zamanda Avustralya’da ve diğer birçok ülkede de… Nadiren böyle bir fırsatım oluyor, çünkü tüm galeriler, küratörler ve müzeler sanatımı sergilerlerse Çin pazarlarını tehlikeye atacaklarından endişe ediyorlar. Çin sermayesini ve parasını insanların eleştirilerini kontrol etmek, manipüle etmek ve onları susturmak için kullanmakta çok iyi ve dünyamıza, sanat piyasasına bu şekilde yansıyor.”
 

Kaynak: Sözcü

>